7 Nisan 2014 Pazartesi

Başlangıç

Aniden başladığım ''öğretmenlik'' üzerinden neredeyse 7 ay geçmiş, başka bir deyişle ''7 aylık öğretmenim ben.'' diyebilirim artık. Keşke baştan beri anılarımı yazsaymışım. Neyse artık yazacağım, belki bazen de geçmişe dönerim.

Öncelikle, Gaziantep'in merkezinde bir ilkokulda çalışıyorum, şehir merkezinde olduğumuz için doğu görevi de sayılmıyor burası. Okuldaki bir çok meslektaşım gibi ben de gün geçtikçe Antep'ten çok Urfa'da olduğumuza inanıyorum, veli-öğrenci profili, şiveler, gözlemler, olaylar vs dolayısıyla. Mesela, Antep'te ''kuşçuluk'' çok yaygın değil, fakat biz balkondan bakınca akşama kadar damlarda kuş uçuran insanlar görüyoruz. 

Okulumuzda 3. ve 4. sınıflar sabahçı, 1. ve 2. sınıflar öğleci. Her devrede 16 sınıf, her sınıfta 30 öğrenci var. Öğleci olarak 15 tane 2. sınıf şubesinin derslerine ben giriyorum, haftada ikişer saat. Öğleden sonra okulun en büyükleri 2'ler yani, sınıf öğretmenlerini bir de beni tanıyorlar. Her sınıfçının 30, benim ise 450 öğrencim olduğu için çok popülerim :) Koridorlarda ''İngilizce Öğretmenim!'' nidalarıyla dolaşıyorum genelde. Bir süre sonra çocukların bana ''İngilizce Öğretmenim!'' diye bağırıp, ardından ben ''Efendim?'' dediğimde hiçbir şey söylememelerini garipsememeye başlıyorum, bazen gülümseyip geçiyorum, bazen tepki bile vermiyorum.



1 yorum: